fiil kökü Türkçe keç
3 kez sorgulandı Kaynak (04.04.2021-04.04.2021)
| Tuncer Gülensoy Köken Bilgisi Sözlüğü | kaynak
"Eski Türkçeden günümüze kadar yaşayan bütün Türkiye Türkçesi sözcükleri ile Azerbaycan, Türkmen, Özbek, Kazak, Kırgız, Uygur, Kazan Tatar, Kırım Tatar, Nogay, Başkurt, Çuvaş ve Yakut (Saha) Türkçeleri ve 'Türkiye Türkçesi' (Anadolu-Rumeli) ağızlarında yaşayan biçimlerini gösteren en güvenilir bilimsel sözlüktür.
Türkologlara, Türk diline gönül verenlere, Türkçe ve Türk Dili-Edebiyatı öğretmenlerine faydalı olması dileğiyle..."
133 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir yerden başka bir yere gitmek. 
Elindeki kitabı bırakıp bulundukları odaya geçtim. |
| 2. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. 
İplik iğne deliğinden zor geçti. |
| 3. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek. 
Eve giderken sizin sokaktan geçeriz. |
| 4. Bir duruma uğramak, konu olmak. 
Dayaktan geçmek. Muayeneden geçmek. |
| 5. Bırakmak, vazgeçmek. 
Bana yârden geç derler Seven yârden geçilir mi? |
| 6. Yaşamak.  7. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. 
Hakkın var. Ne çare ki bizden geçti diye söyleniyor. |
| 8. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. 
Bu odanın içinde geçen aşk anları artık çok uzaklardaydı. |
| 9. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. 
Hastalık bana ondan geçti. |
| 10. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. 
Bu titizlik ona babasından geçmiş. |
| 11. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek.  12. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. 
İstanbul'a geçecek değil, parmağımı kımıldatacak takatim yok. |
| 13. Yerini bırakıp başka yer almak.  14. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. 
Şimdiki tuluat artistlerinin çoğu oradan geçtiler. |
| 15. Etki yapmak, işlemek. 
Soğuk, ciğerime geçti. Başına güneş geçmiş. |
| 16. Görev almak. 
İktidara geçmek. |
| 17. Kalmak, devrolmak. 
Paralar suyunu çekti. Fabrika da olduğu gibi Nihat'a geçti. |
| 18. Geride bırakmak, aşmak. 
Bizim yelkenli vapuru geçecek. Ordu sınırı geçti. Çocuğun boyu babasını geçti. |
| 19. Tükenmek, bitmek, sona ermek. 
Yavaş yavaş bu hırs geçer. |
| 20. Üstünlük sağlamak.  21. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. 
O meseleyi geçelim. O bahsi geç! |
| 22. Zamanı aşmak, geride bırakmak. 
Şehzadebaşı'na geldikleri zaman saat onu geçiyordu. |
| 23. Harcamak. 
Bütün günüm seni takip etmekle geçti.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 24. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek.  25. Birinden meşk etmek. 
Bu şarkıyı kimden geçtiniz. |
| 26. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. 
Ankara haberlerini gazetesine geçiyormuş. |
| 27. Sönmek. 
Ocak sönmüş, koru bile geçmişti. |
| 28. Yazılmak, girmek. 
Tarihe geçmek. Kitaba geçmek. |
| 29. Sürümü olmak, satılmak.  30. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. 
Kısa süren bir hastalıktan sonra göçüp gideceğini hissetmiş hatta ölümünün gazetelere bile geçmemesini istemişti. |
| 31. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. 
Bu para artık geçmiyor. |
| 32. Kabul edilemez olmak. 
Senin paran burada geçmez. |
| 33. Okulda, sınavda başarı göstermek. 
Çocuk bu yıl geçti. |
| 34. Bir yere gidip oturmak.  35. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. 
Bu karpuz geçmiş. |
| 36. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. 
Görmedim, dedi, geçti. |
| 37. argo, yardımcı fiil Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. 
lska geçmek. Diskur geçmek. |
| 38. halk ağzında Çekiştirmek, yermek. 
Beni sana geçmişler Vallahi ben demedim |
| 91 kez sorgulandı Kaynak (04.04.2021-04.04.2021)
|
| |