isim Farsça
1. Boş, Lüzumsuz. 
2075 kez sorgulandı Kaynak (25.12.2013-25.12.2013)
Türkçe
1. sıfat İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. 
Yaralı kaymakamla iki emir eri de boş kalan kompartımana rahatça yerleştiler. |
| 2. sıfat Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. 
Boş kadro. |
| 3. sıfat Yapılacak işi olmayan, işsiz. 
Bugün sabah boşum, gelebilirsin. |
| 4. sıfat Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.). 
Tam bu sırada yanlarından elindeki tepside boşlarla ortalıkçı bir çocuk geçmektedir. |
| 5. sıfat, mecaz Anlamsız. 
Bütün bunlar güneşli ve rüzgârlı bir günün boş vaatleri miydi? |
| 6. sıfat, mecaz Bilgisiz. 
Daha meselesiz, daha cahil, daha boş, daha yakışıklıydılar. |
| 7. sıfat, mecaz Bir işe yaramayan, yararsız. 
Yaşlı başlı insanlarız, dedi. Birbirimizi boş tesellilerle aldatacak değiliz. |
| 8. zarf, mecaz Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. 
Tatar dilencinin küfürlerine işte böyle boş yakalandım. |
| 11 kez sorgulandı Kaynak (27.02.2021-25.02.2024)
|
| | Ferit Devellioğlu Osmanlıca - Türkçe Ansiklopedik Lügat | kaynak
Bu eser, Osmanlıca'da, kullanılan Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri ihtivâ etmektedir; türkçe kelimelerle Osmanlıca'ya batı dillerinden geçmiş kelimelere yer verilmemiştir Buna mukabil. hâk, berg, hacer... gibi dilimizde kullanılmış ve alenî; âlemşümûl; beşûş; mütenekkiren... gibi kullanılmakta olan bütün osmanlıca (Arapça-Farsça) kelimeler alınmış, bu sûretle 60 bin kelimelik lûgat hazırlanmış bulunmaktadır
(Önsöz'den)
21578 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| |