Türkçe
1. Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek. 
Büyük kardeşler küçükleri gözetir. |
| 2. Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak.  3. Kollamak, beklemek. 
Fırsat gözetmek. Uygun bir zaman gözetmek. |
| 4. Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak.  5. Kayırmak. 
6 kez sorgulandı Kaynak (10.04.2021-10.04.2021) göz + -e- + -t- + -mek
Türkçe göz(köz) sözcüğünden gelir.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231098 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. isim, anatomi Görme organı, basar.  2. isim Bazı deyimlerde, görme ve bakma. 
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. |
| 3. isim Oda. 
Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu |
| 4. isim Bakış, görüş. 
Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. |
| 5. isim Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. 
Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? |
| 6. isim Delik, boşluk. 
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. |
| 7. isim Çekmece. 
Masanın gözleri. |
| 8. isim Terazi kefesi.  9. isim Nazar. 
İnsanı gözle yiyip bitirirler. |
| 10. isim Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. 
Gözden düşmek. Göze girmek. |
| 11. isim Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. 
Göz aşısı. |
| 12. isim Bölüm, hane. 
Dama tahtasında altmış dört göz vardır. |
| 13. isim Bazı yaraların uç bölümü. 
Çıbanın gözü. |
| 55 kez sorgulandı Kaynak (25.12.2020-08.10.2025) gö- + -z1
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan EskiTürkçe gö-(kö-) sözcüğünden gelir, EskiTürkçe'de (köz) olarak bilinir.
|
|
| isimden fiil yapma eki Türkçe
İsimden fiil yapma eki -a- -e- olmak üzere iki şekli vardır.
-İsimlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar.
151 kez sorgulandı Kaynak (16.06.2018-10.01.2021)
-a- -e-
| Aynı son ekten türeyenler | |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
10333 kez sorgulandı Kaynak (26.06.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. isim Gözetleme yapan kimse.  2. isim Koruyucu kimse.  3. isim, spor Atletizmde ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemciden her biri. 
20 kez sorgulandı Kaynak (07.06.2021-07.06.2021) |
| Türkçe
1. isim Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü.  2. isim, sinema, televizyon Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse. 
284 kez sorgulandı Kaynak (10.04.2021-10.04.2021) |
| |