EskiTürkçe kö-
0 kez sorgulandı Kaynak (08.10.2025-08.10.2025)
| görkem görmek gözcü gözetmek gözlü güzel |
| görenek | görk | görme | görmece | görmez | görmüşlük | görsel | görü | görücü | görülmek | | görüm | görüş | göstermek | gözetici | gözetmen |
| görmemezlik görmemiş görmezlik görücülük görülme gösterge gösteriş | | Tuncer Gülensoy Köken Bilgisi Sözlüğü | kaynak
"Eski Türkçeden günümüze kadar yaşayan bütün Türkiye Türkçesi sözcükleri ile Azerbaycan, Türkmen, Özbek, Kazak, Kırgız, Uygur, Kazan Tatar, Kırım Tatar, Nogay, Başkurt, Çuvaş ve Yakut (Saha) Türkçeleri ve 'Türkiye Türkçesi' (Anadolu-Rumeli) ağızlarında yaşayan biçimlerini gösteren en güvenilir bilimsel sözlüktür.
Türkologlara, Türk diline gönül verenlere, Türkçe ve Türk Dili-Edebiyatı öğretmenlerine faydalı olması dileğiyle..."
133 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. isim, anatomi Görme organı, basar.  2. isim Bazı deyimlerde, görme ve bakma. 
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. |
| 3. isim Oda. 
Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu |
| 4. isim Bakış, görüş. 
Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. |
| 5. isim Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. 
Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? |
| 6. isim Delik, boşluk. 
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. |
| 7. isim Çekmece. 
Masanın gözleri. |
| 8. isim Terazi kefesi.  9. isim Nazar. 
İnsanı gözle yiyip bitirirler. |
| 10. isim Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. 
Gözden düşmek. Göze girmek. |
| 11. isim Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. 
Göz aşısı. |
| 12. isim Bölüm, hane. 
Dama tahtasında altmış dört göz vardır. |
| 13. isim Bazı yaraların uç bölümü. 
Çıbanın gözü. |
| 55 kez sorgulandı Kaynak (25.12.2020-08.10.2025) gö- + -z1
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan EskiTürkçe gö-(kö-) sözcüğünden gelir, EskiTürkçe'de (köz) olarak bilinir.
|
|
| Türkçe
1. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek.  2. Anlamak, kavramak, sezmek. 
Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. |
| 3. Yanına gidip konuşmak. 
Bugün müdürü göreceğim. |
| 4. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.  5. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. 
Hangi memlekete gitsek resmi makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük. |
| 6. Yapmak, etmek. 
İş görmek. Masraf görmek. |
| 7. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.  8. Almak. 
Birinden ders görmek. |
| 9. Bir şeye erişmek. 
Cebi para görmek. |
| 10. Çok değer vermek. 
Gözü yalnız parayı görüyor. |
| 11. Bir işleme uğramak. 
Teftiş görmek. |
| 12. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. 
Ev güneş görüyor. |
| 13. Ziyaret etmek.  14. Karşılaşmak, rastlaşmak.  15. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. 
Körler parmaklarıyla görürler. |
| 16. Sahne olmak, geçirmek. 
Bu ova çok savaş gördü. |
| 17. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek.  18. Gezmek. 
Ankara'yı gördün mü? |
| 19. teklifsiz konuşmada Vermek. 
Baba hiç param yok, biraz görsen beni, dediği sabahı minnetle anımsar Ali Bey. |
| 20. spor Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak. 
27 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-08.10.2025)
|
| Türkçe
1. sıfat Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. 
Güzel kız. Güzel çiçek. |
| 2. sıfat İyi, hoş. 
Güzel şey canım, milletvekili olmak! |
| 3. sıfat Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. 
Güzel bir fırsat. |
| 4. sıfat Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. 
Güzel duygular. Güzel hareketler. |
| 5. sıfat Görgü kurallarına uygun olan.  6. sıfat Sakin, hoş (hava). 
Güzel bir gece. |
| 7. sıfat Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. 
Güzel vaatler. |
| 8. sıfat Pek iyi, doğru. 
Güzel güzel amma! |
| 9. isim Güzel kız veya kadın. 
Güzeller deniz kenarına geldikleri zaman âşıklar da kale burçlarına ve bedenlerine dolarlar. |
| 10. isim Güzellik kraliçesi.  11. zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. 
Arabayı koştururken boyunlarındaki ziller güzel şıngırdıyordu atların. |
| 12. zarf Adamakıllı, şiddetli. 
Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler. |
| 94 kez sorgulandı Kaynak (25.12.2020-23.08.2022) |
| Türkçe
1. isim, toplum bilimi Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet. 
Muhitin ve göreneğin şımarttığı bu kız beni de tahrik ederse ne yapacaktım? |
| 8 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-10.03.2021) |
| Türkçe
1. isim Görmek işi, rüyet. 
İnsanın sözünün başkalarına ulaştığını, onlarla buluştuğunu görmesi gönendirici, güzel bir duygu. |
| 3 kez sorgulandı Kaynak (14.06.2021-14.06.2021)
|
| Türkçe
1. isim Evlenmek isteyen erkek için kız görmeye giden kimse. 
Zengin olduğumuz için görücüler, bizim bu uzak köşke gelmekten usanmıyorlar. |
| 114 kez sorgulandı Kaynak (15.06.2021-15.06.2021)
|
| Türkçe
1. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. 
Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi. |
| 2. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. 
Size kitaplarımı göstereyim. |
| 3. Belirtmek, anlatmak. 
Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor. |
| 4. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. 
Güneşe göstermek. Aleve göstermek. |
| 5. Kanıtla inandırmak. 
Bunun böyle olduğunu size göstereceğim. |
| 6. Öğretmek, açıklamak. 
Yol göstermek. |
| 7. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. 
Size ne iş gösterdiler? |
| 8. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. 
Bu, seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol! |
| 9. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. 
Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor. |
| 10. Görünmek, benzemek.  11. yardımcı fiil Etmek. 
İtaat göstermek. Dayanışma göstermek. |
| 12. mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek. 
Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu. |
| 152 kez sorgulandı Kaynak (29.03.2021-10.04.2021)
|
| Türkçe
1. isim Gözetleme yapan kimse.  2. isim Koruyucu kimse.  3. isim, spor Atletizmde ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemciden her biri. 
20 kez sorgulandı Kaynak (07.06.2021-07.06.2021) |
| Türkçe
1. isim Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü.  2. isim, sinema, televizyon Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse. 
285 kez sorgulandı Kaynak (10.04.2021-10.04.2021) |
| Türkçe
1. isim Görülmek işi. 
Kadının tedrisi ve terakkisinde muhitin de büyük bir tesiri görülmeye başladı. |
| 3 kez sorgulandı Kaynak (15.06.2021-15.06.2021)
|
| Türkçe
1. isim Görmemiş olma durumu.  2. isim Görmemişçe davranış. 
Görmemişliği, açgözlülüğü sonra sonra ortaya çıktıkça ondan sıdkı sıyrılmaya başlamıştı. |
| 219 kez sorgulandı Kaynak (15.06.2021-15.06.2021) |
| |