Arapça (fena:)
1. sıfat İyi nitelikte olmayan, kötü. 
Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir. |
| 2. sıfat Üzücü. 
Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki... |
| 3. sıfat İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). 
Fena bir öğrenci.
|
| 4. sıfat Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. 
Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım. |
| 5. sıfat Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. 
Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum. |
| 6. zarf Çok. 
Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor. |
| 73 kez sorgulandı Kaynak (08.12.2016-08.12.2016) ( fn` + fa`al) → fena
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça fn` kök harflerinden gelir.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231170 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
47 kez sorgulandı
|
| |