Arapça (fela:ket, l ince okunur)
1. isim Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. 
İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır. |
| 2. sıfat Çok kötü. 
Felaket bir yazı. |
| 3. sıfat Şaşırtıcı, hayrete düşürücü. 
Bu kız felaket. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2023-12.02.2023) felek + afet
Türkçe felek sözcüğünden gelir, felek afeti.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231085 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. isim, eskimiş Gök, gökyüzü, sema1.  2. isim, eskimiş Dünya, âlem.  3. isim, eskimiş Talih, baht, şans. 
Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuyakaldı. |
| 4. isim, eskimiş Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı. 
5 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2023-12.02.2023) ( flk + fa`al) → felek
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça flk kök harflerinden gelir.
|
| Felek, kimine kavun yedirir kimine kelek | |
| Arapça + Farsça (fela:ketzede, l ince okunur)
1. sıfat Felakete uğramış (kimse). 
Batan bir gemide birbirini arayıp bulduktan sonra sarmaş dolaş olmuş felaketzedelere benziyorlar. |
| 267 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2023-12.02.2023) |
| |