1. isim, eskimiş İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği.
Gülünç olduğu kadar hazin bir belagati varmış.
H. F. Ozansoy.
2. isim Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, retorik. 3. isim, edebiyat Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı.
Hakikati ifade için yazıdan ziyade resmin belagatine müracaat daha doğru olacak.
1. isim, eskimiş Sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma.
Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça`mrkök harflerinden gelir.
falaka
Arapça (fala'ka)
1. isim Ceza olarak ayak tabanlarına vurmakta kullanılan, ayakları uygun bir durumda sıkıştırıp tutan, kalınca bir sopa ile bunun iki ucuna bağlı bir ipi olan cezalandırma aracı. 2. isim Bu araçla uygulanan dayak cezası. 3. isim Bazı kaldıraçlarda kullanılan ucu iple bağlı ağaç parçası.