çoğul Arapça (erkâ:nı)
1. isim Bir topluluğun ileri gelenleri, büyükler, üstler. 
Yüksek sınıf mahalle erkânını da konaklarına uğrayıp meseleden haberdar eder. |
| 2. isim Yol, yöntem. 
Onun arkasına bu yolda, bu erkânda gelmiş geçmiş ustalar, pirler vardı. |
| 3. isim, askerlik General veya amiral aşamasındaki askerler. 
620 kez sorgulandı Kaynak (30.08.2019-27.05.2020) rükün → (rkn + ef`âl) → erkân
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça rükün sözcüğünün Arapça çoğul hali, esas olan şeyler
| Türkçe
1. isim Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.  2. isim Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. 
Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. |
| 3. isim Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. 
Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. |
| 4. isim İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. 
Su yolu. Sel yolu. |
| 5. isim Yolculuk. 
Yola çıkmak. Yoldan kalmak. |
| 6. isim Gidiş çabukluğu, hız. 
Bu vapurun yolu az. |
| 7. isim Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. 
Celâl Bey'i sakal bırakma yolunda, kim, hangi örnek özendirdi diye çok düşünmüşümdür. |
| 8. isim Uyulan ilke, sistem, usul1, tarz, tarik. 
Duyguların eğitimi de en iyi, sanat yoluyla olur. |
| 9. isim Kumaşta bulunan çizgi.  10. isim Kez, defa, kere, sefer.  11. isim, argo Hile, tuzak.  12. isim, halk ağzında Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan.  13. isim, mecaz Gaye, uğur, maksat. 
Bu yolda çok emek harcandı. |
| 14. isim, mecaz Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. 
Bu işi yapmanın bir yolu vardır. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (24.12.2020-24.12.2020)
|
| Türkçe
1. isim Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul1, sistem, prosedür, politika. 
Belki o da bir usandırma yöntemi kullanıyordu. |
| 2. isim Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. 
241 kez sorgulandı Kaynak (08.01.2021-08.01.2021) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231209 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Arapça
1. Bir şeyin en güçlü ve sağlam yönü.  2. isim, eskimiş Bir kurulun, bir topluluğun en önemli üyelerinden her biri. 
286 kez sorgulandı Kaynak (30.08.2019-30.08.2019)
|
| kök harfler Arapça
39 kez sorgulandı
|
| |