Farsça (enda:ze)
1. isim, eskimiş Bez ve kumaş gibi şeyleri ölçmekte kullanılan ve çarşı arşını da denen 65 santimetrelik uzunluk ölçüsü. 
Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda. |
| 2. isim, mecaz Ölçü. 
Mehmetçiğin makamını şan ve şerefle ölçebilecek, ne bir tartı ne bir endaze ne bir kıyas, ne bir mikyas vardır. |
| 795 kez sorgulandı Kaynak (06.11.2009-06.11.2009)
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231247 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Arapça + Farsça
1. isim, eskimiş Kara ve deniz ordularına gerekli mühendisleri yetiştirmek üzere Tanzimat'tan önce açılan askeri mühendis okulu. 
528 kez sorgulandı Kaynak (06.11.2009-21.10.2020) hendese + -hane
Türkiye Türkçe'sinde az kullanılan Arapça hendese sözcüğünden gelir, hendese evi
| |
| Arapça
1. isim İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse. 
Mühendislerin ayakları doğayı yokluyordu, onunla daha çetin bir savaşa hazırlanıyorlardı. |
| 2013 kez sorgulandı Kaynak (06.11.2009-02.03.2024)
|
| Arapça + Farsça (mühendisha:ne)
1. isim, eskimiş Osmanlı Devleti'nde mühendis yetiştiren yüksekokul. 
2282 kez sorgulandı Kaynak (06.11.2009-06.11.2009) |
| |