Türkçe
1. sıfat Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak.  2. sıfat Pürüzsüz (ten). 
Bu, duru beyaz tenli ve kıpkızıl dudaklı bir körpe Rus kızıydı.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 3. sıfat , mecaz Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.). 
Böyle duru bir mantık karşısında akan sular duruyordu. |
| 11 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021) dur- + -u1
Türkçe durmak sözcüğünden gelir.
|
Arapça
1. sıfat Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı1, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. 
Ayak basacak tek adımlık temiz yer yok. |
| 2. sıfat Özenle yapılmış. 
Temiz iş.
|
| 3. sıfat Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan. 
Temiz araba.
|
| 4. sıfat Ahlakça lekesiz, necip, nezih.  5. sıfat Sabıkasız.  6. zarf Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. 
Temiz giyinmek.
|
| 288 kez sorgulandı Kaynak (11.02.2015-11.02.2015) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231123 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Hareketsiz durumda olmak. 
Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 2. İşlemez olmak, çalışmamak. 
Bileğimdeki saat durmuş. |
| 3. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. 
Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim. |
| 4. Dinmek, kesilmek. 
Yağmur durdu. |
| 5. Varlığını sürdürmek. 
Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor. |
| 6. Var olmak. 
Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim? |
| 7. Beklemek, dikilmek. 
Oturacak değil, ayakta duracak yer yok. |
| 8. Yaşamak. 
Anneannen duruyor mu? |
| 9. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak. 
Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu? |
| 10. Kalmak. 
Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış. |
| 11. Bir yerde olmak veya bulunmak. 
Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu. |
| 12. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. 
Her gelişimde ben de maçları seyreder, kaleci dururdum. |
| 13. Ara vermek. 
Sabahtan beri hiç durmadım. |
| 14. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek.  15. yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi. 
24 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ı -i -u -ü olmak üzere dört şekli vardır
Fonksiyonu itibarıyla çeşitlilik gösterir. -Yapan, olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar. Sormak --> soru. -Yer isimleri yapar. Batmak --> batı.
389 kez sorgulandı Kaynak (28.12.2020-03.03.2021)
-ı -i -u -ü
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. Duru duruma gelmek. 
Akmayan su, kımıldanmayan, olduğu yerde bir çukurun içinde pıhtılaşan, ağırlaşan durgun ve durulmuş su ölümü hatırlatır bana. |
| 2. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel vb. dinmek, sükûn bulmak. 
Dışarıda nemli bir rüzgâr esiyordu, dalgalar durulmamış, yalnız biraz ağırlaşmıştı. |
| 3. mecaz Sakinleşmek. 
Hüdai ile olan anlaşmazlıklar durulacak gibi değildi. |
| 371 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021) |
| |