Türkçe
1. sıfat Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit. 
Sessizce gezinecek çevresinde, durağan bir yıldız gibi gökle birlikte dönecek o. |
| 2. sıfat, mecaz Etkin olmayan, gelişmemiş.  3. sıfat, fizik Akışmaz. 
4 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-03.03.2021) dur- + -ağan
Türkçe durmak sözcüğünden gelir.
| Arapça + Türkçe
1. sıfat Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun olan; durağan. 
Başını kaldırmaksızın hep aynı durumda sessiz ve hareketsiz.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 0 kez sorgulandı Kaynak (12.01.2026-12.01.2026) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231144 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Hareketsiz durumda olmak. 
Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 2. İşlemez olmak, çalışmamak. 
Bileğimdeki saat durmuş. |
| 3. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. 
Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim. |
| 4. Dinmek, kesilmek. 
Yağmur durdu. |
| 5. Varlığını sürdürmek. 
Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor. |
| 6. Var olmak. 
Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim? |
| 7. Beklemek, dikilmek. 
Oturacak değil, ayakta duracak yer yok. |
| 8. Yaşamak. 
Anneannen duruyor mu? |
| 9. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak. 
Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu? |
| 10. Kalmak. 
Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış. |
| 11. Bir yerde olmak veya bulunmak. 
Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu. |
| 12. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. 
Her gelişimde ben de maçları seyreder, kaleci dururdum. |
| 13. Ara vermek. 
Sabahtan beri hiç durmadım. |
| 14. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek.  15. yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi. 
24 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ağan -eğen olmak üzere iki şekli vardır
Fonksiyon olarak çeşitlilik gösterir genel olarak bir işi aşırı ve devamlı yapan isim ve sıfatlar yapar. -Herhangi bir alana veya bilim dalına has terimler yapar. Gezmek --> gezegen. -Soyut sıfatlar yapar. Olmak --> olağan. -hem somut hem soyut isim ve sıfatlar yapar. Burmak --> burağan.
274 kez sorgulandı Kaynak (17.12.2020-03.03.2021)
-ağan -eğen
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |