Türkçe
1. Dünyaya gelmek.  2. Güneş, ay, yıldız ufuktan yükselerek görünmek. 
Güneş doğarken yola düzüldük. |
| 3. Düşünce, hayal vb. zihinde birdenbire oluşmak.  4. mecaz Ortaya çıkmak, sonucu olmak. 
Nezaket denen şey, kadının hanımlaşması ile beraber doğdu. |
| 103 kez sorgulandı Kaynak (25.12.2020-28.12.2020) doğ- + -mak
EskiTürkçe doğ-(toğ-) fiil kökünden gelir.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231178 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiil kökü EskiTürkçe toğ-
799 kez sorgulandı
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14133 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. isim Doğaçlamak işi, emprovizasyon.  2. zarf Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize. 
Doğaçlama şiir söylemek. |
| 3. isim, tiyatro Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. 
1072 kez sorgulandı Kaynak (09.04.2018-13.02.2021) |
| Türkçe
1. sıfat Doğada olan, doğada bulunan. 
Doğal güzellikler artık eskisi gibi turist çekmiyor. |
| 2. sıfat Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel.  3. sıfat Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. 
Doğal liman. Doğal sınır.
|
| 4. sıfat Yapmacık olmayan. 
Hamileymiş diye yineliyor oldukça doğal bir tavırla. |
| 5. sıfat Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. 
Ercan o denli doğaldı ki giderek şaşırtıcı olmaktan çıktı. |
| 6. sıfat Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. 
Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal. |
| 7. sıfat Katıksız, saf1. 
1905 kez sorgulandı Kaynak (09.04.2018-09.04.2018) |
| |