Farsça
1. Görmek. 
4 kez sorgulandı Kaynak (01.05.2021-01.05.2021)
Türkçe
1. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek.  2. Anlamak, kavramak, sezmek. 
Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. |
| 3. Yanına gidip konuşmak. 
Bugün müdürü göreceğim. |
| 4. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.  5. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. 
Hangi memlekete gitsek resmi makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük. |
| 6. Yapmak, etmek. 
İş görmek. Masraf görmek. |
| 7. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.  8. Almak. 
Birinden ders görmek. |
| 9. Bir şeye erişmek. 
Cebi para görmek. |
| 10. Çok değer vermek. 
Gözü yalnız parayı görüyor. |
| 11. Bir işleme uğramak. 
Teftiş görmek. |
| 12. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. 
Ev güneş görüyor. |
| 13. Ziyaret etmek.  14. Karşılaşmak, rastlaşmak.  15. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. 
Körler parmaklarıyla görürler. |
| 16. Sahne olmak, geçirmek. 
Bu ova çok savaş gördü. |
| 17. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek.  18. Gezmek. 
Ankara'yı gördün mü? |
| 19. teklifsiz konuşmada Vermek. 
Baba hiç param yok, biraz görsen beni, dediği sabahı minnetle anımsar Ali Bey. |
| 20. spor Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak. 
27 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-08.10.2025)
|
| |