Türkçe
1. Dar duruma gelmek, küçülmek. 
İleride yolun daraldığını göre göre gaza yüklendi. |
| 2. Azalmak. 
Yıllar geçer, bir gün bakarsınız vakitler daralmış. |
| 3. Zayıflamak. 
Hafızası o kadar daralmış, bir sene evvelini hatırlamıyor gibi. |
| 4. Güçleşmek, zorlaşmak. 
Geçimi daraldı. |
| 5. Sıkışmak. 
Daralan soluğu ile çıkamayacağı merdivenleri oğlunun da çıkmasını yasaklıyordu. |
| 6. Başı dara gelmek, bunalmak. 
328 kez sorgulandı Kaynak (18.06.2018-30.01.2021) dar1 + -al- + -mak
Türkçe dar1 sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231226 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. sıfat İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. 
Bütün gece eski kentin dar sokaklarında dolaştım. |
| 2. sıfat Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. 
Sahilleri kucaklayan tatlı meltemler, bu mahallenin dar sokaklarından geçmiyordu. |
| 3. sıfat Az, elverişsiz, sınırlı. 
Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz. |
| 4. sıfat Sıkıntılı. 
Dar bir gün gelmiş birinden üç beş kuruş almışım, ne çıkar! |
| 5. sıfat, mecaz Yetersiz. 
Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar. |
| 6. zarf Güçlükle, ucu ucuna, ancak. 
En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile akşam altı postasına dar yetiştiler. |
| 184 kez sorgulandı Kaynak (16.07.2009-16.07.2009)
|
| isimden fiil yapma eki Türkçe
İsimden fiil yapma eki -al- -el- olmak üzere iki şekli vardır.
-Bu ekle yapılan fiiller yalnızca olma ifade ederler yapar.
145 kez sorgulandı Kaynak (18.06.2018-10.01.2021)
-al- -el-
| Aynı son ekten türeyenler | |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14151 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |