1. isim Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.
Bilhassa toprak ve silah meselelerinin bir düzene konmasını, hem de tezelden istediler.
F. Otyam.
2. isim Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. 3. isimYerleştirme, tertip.
Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır.
R. N. Güntekin.
4. isim Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. 5. isim, mecaz Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. 6. isim, mecaz Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. 7. isim, mecazDolap, hile.
Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak.
E. E. Talu.
8. isim, müzik Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. 9. isim, toplum bilimi Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri.
Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var.
N. Meriç.
10. isim, halk ağzında Alet edevat takımı. 11. isim, halk ağzında Bez dokuma tezgâhı.
1906 kez sorgulandı
Kaynak (28.01.2009-13.12.2013)
Aynı kökten türeyenler
düzenbaz
uyum
Türkçe
1. isim Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk.
Gerçekten de sonsuz bir sessizlik, bir uyum, bir şiir sarmıştı ortalığı.
Nezihe Araz
2. isim Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. 3. isim, biyoloji Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. 4. isim, dil bilimi Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.
1. isim Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk.
Gerçekten de sonsuz bir sessizlik, bir uyum, bir şiir sarmıştı ortalığı.
Nezihe Araz
2. isim Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. 3. isim, biyoloji Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. 4. isim, dil bilimi Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur