| |
|
| |
fiil kökü Türkçe
3 kez sorgulandı
| döndürmek dönel dönem dönemeç | Türkçe
1. Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek. 
İçeride anahtarın acı bir gıcırtıyla döndüğünü duydum. |
| 2. Geri gelmek, geri gitmek. 
Ertesi gün aynı yoldan Bodrum'a döndük. |
| 3. Yönelmek. 
Babam birdenbire bana döndü. |
| 4. Sapmak. 
Gülümseyerek bir köşeyi döndü. |
| 5. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. 
Dikmen yolları, mabede adak için gidenlerin yollarına dönmüştü. |
| 6. nesnesiz Sınıfta kalmak. 
Çocuk çalışmazsa bu yıl döner. |
| 7. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. 
Erkekler tekaüt olunca çocuğa dönüyorlar. |
| 8. Belirli bir yerde dolaşmak.  9. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. 
Yatağında sabaha kadar dönüp durdu. |
| 10. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.  11. Söz konusu etmek, hatırlamak. 
Biz yine onun gençliğine, lise öğretmeni olduğu zamana dönelim. |
| 12. Bırakılan bir konu veya işe başlamak.  13. mecaz Hileyle, gizlice yapılmak. 
Burada bir şeyler oluyor, bir şeyler dönüyor ama anlayamıyorum. |
| 14. din bilgisi İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. 
Annesinin İtalyan Yahudisiyken döndüğünü söylemişti. |
| 21 kez sorgulandı Kaynak (31.01.2021-31.01.2021)
|
| Türkçe
1. isim Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj. 
Saffet Bey ilk dönemeci döner dönmez, yamağın eline cep saatimi tutuşturup şiddetli emir verdim. |
| 2. isim, mecaz Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama. 
359 kez sorgulandı Kaynak (05.03.2021-05.03.2021) |
| |
|
|
| |
|
|