Arapça
1. isim Tür, çeşit. 
Lalelerin cinsleri günden güne çoğalıyor, soğanları akıl almayacak fiyatlarla satılıyordu. |
| 2. isim Soy, kök, asıl. 
Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur. |
| 3. isim Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.  4. sıfat, argo Garip1, tuhaf.  5. sıfat Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. 
Derler ki cins kediler bu çirkinliği gizlemek için tenha yerlerde ölmeye giderlermiş. |
| 1043 kez sorgulandı Kaynak (26.02.2009-01.09.2009) ( cns + fi`l) → cins
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça cns kök harflerinden gelir.
|
Türkçe
1. isim Aynı çeşit varlıklar veya nesneler içinde ortak özellikleri bulunanların her biri; soy, cins, kabîl. 
Bir okuyucu için rahat okuma hissi veren yazı türleri bir başka okuyucu için sıkıcı olabilir. |
| 2. isim, biyoloji Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm; zümre, janr. 
Türkiye’de bazı bitki türleri çok eski tarihlerden beri hastalıklara karşı ilaç olarak kullanılmaktadır. |
| 3. isim, felsefe Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. 
Parça bütünün, cins türün yerine geçti mi daralma olur. Hayvan canlı varlık karşısında türdür, aslan karşısında cinstir. |
| 4. isim, edebiyat Eserlerin biçim ve içerik yönüyle ayrıldıkları bölümlerden her biri.  5. sıfat Türlü. 
Böyle bir araştırmayı bana öyle geliyor ki işte bu tip, bu tür politikacılar ve bu tür politikanın uydusu olmaktan bir şeyler umanlar istememektedir. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (04.11.2020-05.10.2026)
|
| Türkçe
1. isim Bir atadan gelen kimselerin topluluğu; ev, asıl, cins, ırk, nesep, sülale, uruk, kan. 
Bizler hadi neyse, böyle biraz gülünç bir adamın hafif adına katlanalım ama yarın bizim soyumuzdan kimlerin yetişeceğini kim bilir. |
| 2. isim Tür.  3. sıfat İyi ve üstün nitelikleri bulunan. 
Hâlbuki sanat görüşleri, bize anlattıkları dünya bambaşka olsa da soy romancılar bir noktada birleşirler: Uyanık düş görmede. |
| 4. isim, eskimiş Manzum söz. 
Boy boyladı, soy soyladı. |
| 7 kez sorgulandı Kaynak (07.02.2021-19.05.2024)
|
| Türkçe
1. isim, bitki bilimi Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.  2. isim, bitki bilimi Kök sap, kök(I).  3. isim Bazı şeylerde dip bölüm. 
Diş kökü. |
| 4. isim Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. 
Üç kök maydanoz. |
| 5. isim, mecaz Dip, temel, esas. 
Ta gölden başlayan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu. |
| 6. isim, mecaz Kaynak, köken. 
Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı. |
| 7. isim, mecaz Bir kimseyi bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü.  8. isim, dil bilgisi Kelimenin her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü. Yaptırmak kelimesinde kök, yap- bölümüdür.  9. isim, kimya Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan ancak birçok tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi.  10. isim, matematik Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek veya birleşik değer. 
4 kez sorgulandı Kaynak (26.12.2020-26.12.2020)
|
| Arapça
1. isim Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. 
Bir belgenin aslı. |
| 2. isim Kök, köken, kaynak. 
Yazının aslı resimdir. |
| 3. isim Gerçeklik. 
Bu haberin aslı yok. |
| 4. isim Soy, nesep. 
İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır. |
| 5. sıfat Gerçek, esas. 
Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek. |
| 6. sıfat Bir şeyin temelini oluşturan, ana.  7. sıfat Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. 
Asıl sanat budur. |
| 8. sıfat Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. 
Asıl jüri üyesi toplantıya gelmediğinden yedek üye çağrıldı. |
| 9. zarf (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. 
Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var. |
| 3192 kez sorgulandı Kaynak (17.04.2009-19.10.2022)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
233597 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
639 kez sorgulandı
|
| Farsça + Arapça
1. sıfat Aynı cinsten olan. 
Benim sosyal sınıfımdaki hemcinslerinin bakımlı, alımlı ve mutlu olduklarını sanıyordu. |
| 640 kez sorgulandı Kaynak (06.02.2008-03.11.2020) hem- + cins
Arapça cins sözcüğünden gelir, aynı cinsten olan, türdeş.
| |
| |