Farsça
1. isim Yer, mevki, mekan. 
611 kez sorgulandı Kaynak (01.11.2009-01.11.2009)
Türkçe
1. isim Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. 
İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? |
| 2. isim Gezinilen, ayakla basılan taban. 
Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. |
| 3. isim Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. 
Anadolu'nun bazı yerlerinde eski bir kocakarı itikadı vardır. |
| 4. isim Durum, konum, vaziyet. 
Türkiye stratejik bakımdan önemli bir yerdedir. |
| 5. isim Ülke.  6. isim Geçim sağlamak için çalışılan iş yeri. 
Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? |
| 7. isim Önem. 
Uçağın yurt savunmasındaki yeri. |
| 8. isim İz.  9. isim Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. 
Deniz kıyısında bir yer aldılar, ev yapacaklar. |
| 10. isim Ekime elverişli toprak parçası, arazi. 
Çorak yerde ot bitmez. |
| 11. isim Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. 
Toplantı yeri. Kaza yeri. |
| 12. isim Otel, motel vb.nde kalınacak oda. 
Yeriniz var mı? |
| 13. isim, coğrafya Yerküre.  14. isim, mecaz Durum, konum. 
Sen benim yerimde olsan ne yapardın? |
| 7 kez sorgulandı Kaynak (27.02.2021-27.02.2021)
|
| | Ferit Devellioğlu Osmanlıca - Türkçe Ansiklopedik Lügat | kaynak
Bu eser, Osmanlıca'da, kullanılan Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri ihtivâ etmektedir; türkçe kelimelerle Osmanlıca'ya batı dillerinden geçmiş kelimelere yer verilmemiştir Buna mukabil. hâk, berg, hacer... gibi dilimizde kullanılmış ve alenî; âlemşümûl; beşûş; mütenekkiren... gibi kullanılmakta olan bütün osmanlıca (Arapça-Farsça) kelimeler alınmış, bu sûretle 60 bin kelimelik lûgat hazırlanmış bulunmaktadır
(Önsöz'den)
21578 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Farsça + Arapça (herca:i:)
1. sıfat Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren (kimse), yeltek, gelgeç.  2. sıfat Aşkta değişken, vefasız. 
846 kez sorgulandı Kaynak (01.11.2009-05.11.2020) |
| |