Türkçe
1. sıfat Canını yitirmiş, ölmüş olan. 
Mütevazı evinin bahçesinde sırtüstü yatıyordu Zekâi’nin cansız bedeni. |
| 2. sıfat Canlı olmayan (varlık); camit.  3. zarf, mecaz Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. 
Nil'in deminden beri avucumun içinde cansız duran eli kımıldadı, parmaklarımı sıkıyor. |
| 4. sıfat, mecaz İlgi uyandırmayan, sönük olan. 
Cansız bir ses, Müjgân'ın sesi: -Evet efendim kimi istediniz? |
| 5. sıfat, mecaz Durgun. 
Bu yıl buğday piyasası biraz cansız. |
| 3 kez sorgulandı Kaynak (06.05.2024-06.05.2024) can + -sız
Farsça can sözcüğünden gelir.
| Arapça (ca:mit)
1. sıfat Cansız. 
Bir kenara bırakılıvermek, bir camit eşya gibi ayak ucuyla itilmek ne korkunç. |
| 2. sıfat Donmuş olan. 
183 kez sorgulandı Kaynak (06.05.2024-06.05.2024) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231089 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Farsça
1. isim İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık.  2. isim Yaşama, hayat1. 
Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. |
| 3. isim Güç1, dirilik. 
Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. |
| 4. isim Kişi, birey. 
Benimle beraber dört canız. |
| 5. isim İnsanın kendi varlığı, özü. 
Sağa sola kaçıştık da, canımızı dar kurtardık. |
| 6. isim Gönül. 
Çirkin bana kurban, ben de güzele Can sever güzeli, maldan ziyade |
| 7. isim Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. 
Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çakarlar. |
| 8. sıfat Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. 
Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. |
| 542 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2009-05.03.2012)
|
| isimden isim yapma eki Türkçe
İsimden isim yapma eki -sız, -siz, -suz, -süz olmak üzere dört farklı şekli bulunur.
Fonksiyonu itibarıyla olumsuzluk ifade eden isim ve sıfatlar yapar. -İsimlere gelerek sıfat yapar. Kol --> kolsuz. -Sıfatlara gelerek yine sıfat yapar. Uygun --> uygunsuz. -Hem sıfat hem de isim olarak kullanılan sözcükler yapar. Ev --> evsiz.
845 kez sorgulandı Kaynak (13.04.2009-26.02.2021)
-sız -siz -suz -süz
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |