Farsça
1. isim Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. 
Önüne getirilen ata bir cambaz çevikliğiyle atladı. |
| 2. isim At alıp satan veya yetiştiren kimse. 
Bitişik komşumuz cambaz İbrahimizde at alıp satanlara cambaz derler- hacca gitti, geldi."- M. Ş. Esendal.
|
|
| 3. isim Usta, becerikli kimse. 
Söz cambazı. |
| 4. isim, tarih Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik.  5. sıfat, mecaz Kurnaz, hileci, hilekâr. 
O cambaz adamdır, güvenilmez.
|
| 850 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2009-30.01.2014) can + -baz → canbaz → ünsüz benzeşmesi → cambaz
Farsça can sözcüğünden gelir, canıyla oynayan.
| Fransızca acrobate
1. isim Cambaz. 
Bir akrobat bir eliyle bir sopaya bağlı yüz kilo ağırlığı ya da bir zincire bağlı on top mermisini veya küçük bir topu kaldırabilirdi. |
| 87 kez sorgulandı Kaynak (02.05.2024-02.05.2024) akro- + -bat
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Yunanca akro-(akros) sözcüğünden gelir, ipte yürüyen.
| |
| Türkçe
1. sıfat Hile yapan, hile karıştıran; aynacı, dolmacı, filmci, oyuncu, hilebaz, hilekâr, kaltaban. 
Artık her emperyalist devlet tarafından, memleketin cin fikirli, hileci adamlarını İstanbul’a büyükelçi olarak göndermek bir âdet hâline gelmişti. |
| 3 kez sorgulandı Kaynak (02.05.2024-02.05.2024) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231087 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Farsça
1. isim İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık.  2. isim Yaşama, hayat1. 
Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. |
| 3. isim Güç1, dirilik. 
Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. |
| 4. isim Kişi, birey. 
Benimle beraber dört canız. |
| 5. isim İnsanın kendi varlığı, özü. 
Sağa sola kaçıştık da, canımızı dar kurtardık. |
| 6. isim Gönül. 
Çirkin bana kurban, ben de güzele Can sever güzeli, maldan ziyade |
| 7. isim Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. 
Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çakarlar. |
| 8. sıfat Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. 
Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. |
| 542 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2009-05.03.2012)
|
| dil bilgisi Türkçe
Yan yana gelen iki ünsüzün boğumlanma nitelikleri bakımından bir uyum içine girmesi
Örnek. çenber > çember, kitab > kitap
Ayrıca c ünsüzü → ç ünsüzüne, d ünsüzü → t ünsüzüne, g ünsüzü → k ünsüzüne dönüşmesi
45469 kez sorgulandı Kaynak (13.04.2009-01.07.2020)
dil bilgisi
| Aynı dil bilgisinden türeyenler | |
| |