Türkçe
1. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. 
Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor. |
| 2. Bir şeyi elde etmek.  3. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. 
Paramı buldum. |
| 4. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. 
Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum. |
| 5. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek.  6. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. 
Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım. |
| 7. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. 
Böylece yılın ortasını bulduk. |
| 8. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak. 
Ben de bunu akıllıca buldum. |
| 9. Seçmek. 
Bazen onlara yeni ve güzel kıyafetler buluyor. |
| 10. Sağlamak, temin etmek. 
Sen otur ye, ben yatarken, kendim bir şeyler bulur, yerim. |
| 11. Cezaya uğramak. 
Eden bulur. |
| 12. Hatırlamak. 
Bir türlü bulamadım caminin ismini dersem inanır mısınız? |
| 17 kez sorgulandı Kaynak (05.04.2021-05.04.2021)
|