Türkçe
1. isim, tıp Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık. 
121 kez sorgulandı Kaynak (05.04.2021-05.04.2021) boğ- + -maca
Türkçe boğmak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231153 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek. 
Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 2. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak.  3. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek.  4. Renkler uygun düşmemek. 
Koyu yeşil renk odayı boğdu. Bu renk seni boğmuş. |
| 5. mecaz Silik bir duruma getirmek, bastırmak. 
Galiba bunları dinlememek, duymamak için konuşuyorum; seslerini boğmak, bastırmak için durmamacasına gevezelik ediyorum. |
| 6. mecaz Tamamıyla kaplamak, sarmak. 
Ampulün kör ışığı, dükkânı alaca bir loşluğa boğmuştu. |
| 7. mecaz Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. 
Güllü'nün boynuna sarılan Cemile, kadının hafif çilli, tombul yanaklarını öpücüklere boğdu. |
| 8. mecaz Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. 
Zaten durumun vahametini sezen müdürle hoca, işi gürültüye boğmak için Atatürk'e müfredat programına dair bir şeyler anlatmaya başladılar. |
| 9. mecaz Gelişmesine engel olmak.  10. mecaz Bunaltmak. 
Daha sıcak basmamıştı; güneş henüz yakmıyor, hava daha boğmuyordu. |
| 20 kez sorgulandı Kaynak (05.04.2021-05.04.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -maca -mece olmak üzere iki şekli vardır
Fonksiyonları bakımından çeşitlilik gösterir.
-Hastalık ismi yapar. Boğmak --> boğmaca. -Hayvan ismi yapar. Atmak --> atmaca. -Hareketli ve hareketsiz oyun isimleri yapar. Bulmak --> bulmaca. -Eşya ismi yapar. Çekmek --> çekmece. -Soyut isimler yapar. Aldatmak --> aldatmaca.
591 kez sorgulandı Kaynak (07.01.2021-05.04.2021)
-maca -mece
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |