Farsça
1. Bağlamak. 
93 kez sorgulandı Kaynak (04.05.2021-01.05.2024)
| -bend bende bent beste serbest |
| bendeniz besteci bestekâr | Türkçe
1. İp, bağ veya başka bir araçla bir şeyi bir yere veya birkaç şeyi birbirine tutturmak, birleştirmek. 
Gemiyi iskeleye bağlamak. |
| 2. Kumaş, ip, tel gibi şeyleri uçlarını birbiri arasından geçirmek suretiyle düğümlemek. 
İpi ipe bağlamak. |
| 3. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. 
Yarayı bağlamak. |
| 4. Denk yapmak, paket yapmak. 
Yatakları bağlamak. Eşyayı bağlamak. |
| 5. Anlaşma yapmak. 
İşleri bugün sözleşmeye bağladı. |
| 6. Uyulması zorunlu olmak. 
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. |
| 7. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek.  8. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. 
Bu iş beni bağladı. |
| 9. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak.  10. Geçişi engellemek. 
Bütün yolları bağlamışlar. |
| 11. Birini söz veya yazı ile bağlamak; taahhüt etmek, angaje etmek.  12. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek.  13. Yoğurt, yara vb. yüzey üzerinde katman oluşmak; tutmak. 
Hem öylesine bir yağmur ki toprağın yüzü kaymak bağladı ve Mehmet'le babasını ‘kaymak kıran’ tırmıklar ile bir hayli uğraştırdı. |
| 14. mecaz Gönlünü kazanmak. 
Bu davranışınız beni size bağladı. |
| 15. mecaz Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak.  16. mecaz Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. 
Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba? |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (08.05.2024-08.05.2024)
|
| Farsça
1. isim Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü. 
Belki hâlâ o besteler çalınır Gemiler geçmeyen bir ummanda |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (06.02.2021-01.05.2024) best + -e3
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Farsça besten sözcüğünden gelir.
|
|
| Farsça
1. sıfat Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen; azade.  2. sıfat Tutuklu veya bağımlı olmayan; özgür.  3. sıfat Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. 
Yarın serbestim. İstersen bütün günü beraber geçirebiliriz. Sabahleyin dokuzda Kadıköy iskelesinde buluşalım. |
| 4. sıfat Bazı kurallara bağlı olmayan. 
Serbest ticaret. Serbest nazım. |
| 5. sıfat Rahat hareket eden, rahat konuşan, sıkılgan ve utangaç davranmayan.  6. sıfat Davranışlarında görgü kurallarını, toplumun verdiği hükümleri fazla umursamayan, rahat hareket eden (kimse).  7. sıfat Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. 
Serbest geçiş |
| 8. zarf Kendisine bir şeyi yapıp yapmamakta seçenek tanınmış olan; özgür.  9. isim Girmek için herhangi bir ücret ödemeyi veya belli bir grubun üyesi olmayı gerektirmeme, halka açık olma. 
Salı günleri müzeye giriş serbesttir. |
| 10. zarf Rahat hareket ederek, rahat konuşarak, sıkılgan ve utangaç davranmayarak. 
Ötekilere de pek serbest davranır isem de onlar benden utanırlar. |
| 11. sıfat, fizik Hiçbir kuvvetin veya etkileşimin etkisi altında olmayan (nesne).  12. sıfat, kimya Bileşik hâlde bulunmayan (kimyasal element). 
7 kez sorgulandı Kaynak (01.05.2024-01.05.2024) ser + best
Türkiye Türkçe'sinde az kullanılan Farsça ser sözcüğünden gelir.
| |
| Farsça + Türkçe
1. zamir Alçak gönüllülük göstererek ben yerine ve "köleniz'" anlamında kullanılan bir söz. 
Lütuf buyurup vapura kadar geldiğinizden dolayı bendenizi minnettar ettiniz, efendim. |
| 442 kez sorgulandı Kaynak (10.10.2009-16.01.2015) bende + -niz
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Farsça bende sözcüğünden gelir, köleniz, kulunuz.
| |
| Farsça + Türkçe
1. isim, müzik Beste yapan kimse, bestekâr, kompozitör, maestro. 
Beethoven bütün kültür seviyeleri için hemen anlaşılacak bir besteci değildir. |
| 5 kez sorgulandı Kaynak (07.02.2021-07.02.2021) |
| |