Türkçe
1. Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. 
Sonra hani bir gemimiz batmıştı. |
| 2. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. 
Güneş renksiz bulutlar altında batıyordu. |
| 3. İflas etmek.  4. Kirlenmek. 
Üstüm başım battı. |
| 5. Saplanmak. 
Ayağına yolda diken batmıştı. |
| 6. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. 
Bazı kimselere para batar, sarf edecek yer ararlar. |
| 7. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. 
Abdi Bey'in sabırsız, çabuk parlamaya yatkın mizacına karısının tevekkülü ve sakinliği fena hâlde batıyor. |
| 8. Yok olmak.  9. Çökmek. 
İçeriye batmış gözleri kadına dikilmişti. |
| 10. mecaz Daha kötü bir duruma uğramak.  11. mecaz Yıkılmak, egemenliği sona ermek. 
Bizans kurulduğundan battığı tarihe kadar 1125 sene geçmişti. |
| 12. mecaz Dokunmak, incitmek. 
Onun her sözü bana batar. |
| 99 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-03.03.2021) bat- + -mak
Türkçe bat- fiil kökünden gelir.
|
Türkçe
1. Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. 
Bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk. |
| 2. Karıştırmak. 
Bu kâğıtlara kimse dokunmasın. |
| 3. Almak, kullanmak, el sürmek. 
Buğdaydan, bulgurdan ne varsa kimse dokunmuyor, daha zor günlere saklıyordu. |
| 4. Sağlığını bozmak. 
Bu yemek bana dokunur. Bu hava dokundu. |
| 5. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. 
Hiçbir gözyaşının bana onunkiler kadar dokunduğunu hatırlamıyorum. |
| 6. İlişkin, ilgili olmak, değinmek. 
Eğitim konusuna dokunan bir yazı. |
| 7. Hafifçe değmek. 
Rüzgâr estikçe dal antene dokunuyor. |
| 8. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak.  9. mecaz Tedirgin etmek, sataşmak. 
Bu karıncaya dokunmayan çocuk o kocaman adamın oracıkta pestilini çıkaracaktı. |
| 23 kez sorgulandı Kaynak (11.02.2021-11.02.2021)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231106 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiil kökü Türkçe
3 kez sorgulandı
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14087 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| özel Türkçe
1. isim Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı.  2. isim Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. 
Onun için Batı'da bunlara birer fonksiyon buluyorlar. |
| 5 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-13.09.2022) |
| |