| |
|
| |
fiil kökü Türkçe
366 kez sorgulandı
| bakaç bakan bakı bakıcı bakış | Türkçe
1. Bakışı bir şey üzerine çevirmek. 
Zamanla nasıl değişiyor insan Hangi resmime baksam ben değilim |
| 2. Aramak.  3. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. 
Limana bakan penceresinden deniz görünürdü. |
| 4. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek.  5. Beslemek, geçindirmek. 
Üç çocuklu bir aileye bakıyor. |
| 6. Bir iş birinden beklenmek. 
Evin bütün işleri bana bakıyor. |
| 7. Hastayı muayene etmek.  8. Tedavi etmek için ilgilenmek.  9. Yoklamak, incelemek, denemek. 
Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak. Yemeğin tadına bakar mısınız? |
| 10. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. 
Pasaport işine polis bakar. |
| 11. İlgilenmek. 
Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı. |
| 12. Uğraşmak, meşgul olmak. 
Çocuğum, sen derslerine bak. |
| 13. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. 
Bu iş beş bin liraya bakar. |
| 14. Gözetmek, korumak.  15. Renklerde benzemek, andırmak. 
Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor. |
| 16. Anlamak, farkına varmak. 
Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez. |
| 17. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. 
Yemeğini yemene bak! Vaktini boş geçirmemeye bak! |
| 24 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|
| Türkçe
1. isim İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri.  2. isim, matematik Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri. 
19 kez sorgulandı Kaynak (26.02.2021-26.02.2021)
|
| Türkçe
1. sıfat, matematik Aralarında bakışım bulunmayan (iki şey) veya iki yanı arasında bakışım olmayan (bir şey), simetrisiz, asimetrik. 
533 kez sorgulandı Kaynak (26.02.2021-26.02.2021) |
| |
|
|
| |
|
|