Türkçe
1. isim Bakma işiyle görevlendirilen kimse. 
Ustanın anası yatalak oldu, yanına başka bir bakıcı kocakarı tuttum. |
| 2. isim Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse.  3. isim Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.  4. isim Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. 
Anlaşılıyor, alıcı değil, bakıcısın. Alıcı suratı yok sende pek. |
| 5. isim Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse.  6. isim Falcı. 
Ondan sonra bakıcı hoca remil atsa nerede olduğumu bulamaz. |
| 10 kez sorgulandı Kaynak (28.03.2021-28.03.2021) bak- + -ıcı
Türkçe bakmak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231144 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bakışı bir şey üzerine çevirmek. 
Zamanla nasıl değişiyor insan Hangi resmime baksam ben değilim |
| 2. Aramak.  3. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. 
Limana bakan penceresinden deniz görünürdü. |
| 4. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek.  5. Beslemek, geçindirmek. 
Üç çocuklu bir aileye bakıyor. |
| 6. Bir iş birinden beklenmek. 
Evin bütün işleri bana bakıyor. |
| 7. Hastayı muayene etmek.  8. Tedavi etmek için ilgilenmek.  9. Yoklamak, incelemek, denemek. 
Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak. Yemeğin tadına bakar mısınız? |
| 10. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. 
Pasaport işine polis bakar. |
| 11. İlgilenmek. 
Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı. |
| 12. Uğraşmak, meşgul olmak. 
Çocuğum, sen derslerine bak. |
| 13. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. 
Bu iş beş bin liraya bakar. |
| 14. Gözetmek, korumak.  15. Renklerde benzemek, andırmak. 
Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor. |
| 16. Anlamak, farkına varmak. 
Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez. |
| 17. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. 
Yemeğini yemene bak! Vaktini boş geçirmemeye bak! |
| 24 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ıcı -ici -ucu -ücü olmak üzere dört şekli vardır
Fonksiyonu itibarıyla çokluk, aşırılık devamlılık belirtir -Sıfatlar ve isimler yapar. Bölmek --> bölücü. -Meslek isimleri yapar. Bakmak --> bakıcı. -Aygıt, araç isimleri yapar. Almak --> alıcı. -Nesne ismi yapar. Uyuşturmak --> uyuşturucu.
493 kez sorgulandı Kaynak (27.03.2021-28.03.2021)
-ıcı -ici -ucu -ücü
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |