Farsça
1. isim Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık; od, nâr. 
Bu eller, vücuda getireceği tesirle duman ve ateş içinde, bütün bir memleketin son feryadını uyandırarak soğuyup donabilirdi.| Hamdullah Suphi Tanrıöver |
|
| 2. isim Tutuşmuş olan cisim.  3. isim Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. 
Yemeği ateşten indirdim. |
| 4. isim Patlayıcı silahların atılması. 
Top ateşi geceye kadar sürdü. |
| 5. isim Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı. 
Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi. |
| 6. isim, mecaz Öfkeden dolayı oluşan kızgınlık. 
Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı. |
| 7. isim, mecaz Şiddetli arzu. 
Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu. |
| 8. isim, mecaz Büyük üzüntü, acı. 
İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu. |
| 3 kez sorgulandı Kaynak (24.11.2024-24.11.2024)
Türkçe
1. isim Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. 
Acıyı sever. |
| 2. sıfat Tadı bu nitelikte olan. 
Acı kahvesini yudumluyordu. |
| 3. isim Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. 
Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. |
| 4. isim, mecaz Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem. 
İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. |
| 5. sıfat Çarpıcı, göz alıcı (renk).  6. sıfat, mecaz Keskin, şiddetli. 
Acı poyraz kuvvetle esiyordu. |
| 7. sıfat, mecaz Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. 
19 kez sorgulandı Kaynak (23.02.2021-02.09.2022)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231155 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| |