| |
|
| |
Türkçe
1. sıfat almayan. 
272 kez sorgulandı al- + -maz
Türkçe almak sözcüğünden gelir.
|
Türkçe
1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. 
Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. |
| 2. Satın almak.  3. Ele geçirmek, fethetmek. 
Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. |
| 4. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. 
Çocuğu okuldan aldı. |
| 5. Birlikte götürmek.  6. İçine sığmak. 
Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır. |
| 7. Kabul etmek.  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. 
Mektup almak. Haber almak. |
| 9. İçeri sızmak, içine çekmek. 
Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış. |
| 10. Erkek, kadınla evlenmek. 
O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü. |
| 11. Sürükleyip götürmek. 
Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı. |
| 12. Kazanmak, elde etmek.  13. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. 
Soğuk almak. Ceza almak. |
| 14. Bürümek, sarmak, kaplamak. 
Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi. |
| 15. Kısaltmak, eksiltmek. 
Ceketin boyundan almak. |
| 16. Yolmak, koparmak. 
Kaş almak. |
| 17. Temizlemek. 
Karyolanın altını süpürge ile al. |
| 18. İçeri girmesini sağlamak. 
Sevdiği delikanlıyı gece evine almış. |
| 19. Tat veya koku duymak. 
Sigaradan hiç tat alamaz oldum. Burnu iyi koku alır. |
| 20. Örtmek, koymak. 
Paltosunu sırtına aldı. |
| 21. Yol gitmek, mesafe katetmek. 
O yolu bir saatte alırsınız. |
| 22. Çalmak. 
Cebimden saatimi almışlar. |
| 23. Soldurmak. 
Güneş perdelerin rengini aldı. |
| 24. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. 
Dalağını aldılar. |
| 25. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. 
Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı. |
| 26. Göreve, işe başlatmak. 
Yeni bir kapıcı aldı. |
| 27. Görevden, işten çekmek.  28. Başlamak. 
Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur |
| 29. İçecek veya sigara içmek. 
Tadına bakmak için bir yudum aldım. |
| 30. Yutmak, kullanmak. 
İlaç almak. |
| 31. Kazanç sağlamak. 
Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar. |
| 32. Gidermek, yok etmek. 
İçine biraz su koy, tuzunu alır. |
| 33. Yer değiştirmek. 
118 kez sorgulandı Kaynak (03.02.2021-03.02.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -maz -mez olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyon itibarıyla olumsuzluk bildiren isim ve sıfatlar yapar. Tükenmek --> tükenmez. -Kişi isimleri yapar. Yılmak --> yılmaz. -Birleşik kelime fonksiyonunda isim yapar. Çakmak Almak --> çakaralmaz. -İkilemeler yapar. Bilmek --> bilir bilmez.
201 kez sorgulandı Kaynak (10.04.2021-10.04.2021)
-maz -mez
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |
|
|
| |
|
|