Türkçe
1. Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. 
Eskiden Sakarya, bu köprünün altından akarmış. |
| 2. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek.  3. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak.  4. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. 
Dam akıyor. |
| 5. Art arda ve toplu olarak gitmek. 
Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza Taksim'e doğru akıyorlardı. |
| 6. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. 
Çarşafın kumaşı da yer yer akmış, buruşmuştu. |
| 7. Boya birbirine karışmak.  8. Sürüp gitmek. 
Nedim divanında bir kaside vardır, müjgân üstüne, hicran üstüne, umman üstüne kafiyeleri ve redifleriyle akar. |
| 9. mecaz Zaman çabuk geçmek.  10. mecaz Karışmak, katılmak.  11. argo Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. 
47 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-31.03.2021) ak- + -mak
Türkçe ak- fiil kökünden gelir.
|
Türkçe
1. İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek. 
Araba sallana sallana içim bağrım birbirine karıştı. |
| 2. Düzensiz, dağınık olmak. 
Yanıma her tarafı titreyerek sapsarı, sakal bıyığa karışmış bir hâlde geldi. |
| 3. Duruluğunu yitirmek; bulanmak. 
Hava birden karıştı. Zihnim karıştı. |
| 4. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek. 
Kaymakam işin karıştığını anlayarak... |
| 5. Müdahale etmek. 
Sokakta herkes kadın kıyafetine karışmak hakkını kendinde görürdü. |
| 6. Engellemek, araya girmek.  7. Bir araya gelmek, katılmak. 
Bingazi'deki muharebeye karışmak için beraber yola çıktığım arkadaş Kahire'de hastalanmıştı. |
| 8. İlgilenmek, el atmak. 
Ben, dedim, başkalarının soyadlarına nasıl karışabilirim? |
| 9. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak. 
Bu işe belediye karışır. |
| 10. Karılmak. 
136 kez sorgulandı Kaynak (24.04.2024-24.04.2024) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231103 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiil kökü Türkçe
9 kez sorgulandı
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14084 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe (aka'rsu)
1. isim Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.  2. isim Tek sıra elmastan gerdanlık. 
420 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-10.03.2021) |
| |