Türkçe
1. Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. 
Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun? |
| 2. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. 
Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı. |
| 3. argo Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak.  4. argo Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. 
İki herif zavallıya abanıyorlar. |
| 5. spor Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak.  6. spor Futbolda topa olanca gücüyle vurmak. 
132 kez sorgulandı Kaynak (28.03.2021-17.01.2023) ab-1 + -ı-3 + -n-1 + -mak → abınmak → ses değişmesi → abanmak
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan EskiTürkçe ab-1(aw) fiil kökünden gelir.
| Köken Kaynak (28.03.2021-17.01.2023) | Türkçe
1. Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. 
Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor. |
| 2. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. 
Karşılıklı bilmece sormaya dayanan seyirlik oyunlar da vardır. |
| 3. mecaz Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. 
Bu gemi fırtınaya iyi dayanır. |
| 4. mecaz Varmak, ulaşmak. 
Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor. |
| 5. mecaz Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak. 
İki genç, kırarcasına küreklere dayandılar. |
| 6. mecaz Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. 
Bu proje sonunda bize dayanacak. |
| 7. mecaz Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. 
Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız? |
| 8. mecaz Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. 
Bu kumaş çok dayandı. |
| 9. mecaz Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. 
Merkezde Akhisar'ın, Bergama'nın da henüz dayandığını öğrendiler. |
| 10. Yetişmek, yeter olmak.  11. mecaz Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. 
Kazılmış mezarın önüne geldiklerinde daha fazla dayanamayıp oracığa çöktü. |
| 41 kez sorgulandı Kaynak (04.03.2021-01.11.2022)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231064 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| yardımcı ses Türkçe
Türkçede ünsüzle biten bir sözcüğün sonuna ünsüzle başlayan bir ek geldiğinde iki ünsüzün arasına -ı- -i- -u- -ü- harflerinden biri getirilir.
Bu harflere yardımcı sesler denir.
10 kez sorgulandı
yardımcı ses
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14061 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| dil bilgisi Türkçe
Bir dilin seslerinde zaman içinde çeşitli sebeplerle ve türlü şekillerde meydana gelen değişme.
Örnek Tikmek --> Dikmek, Köz > Göz gibi
12875 kez sorgulandı Kaynak (01.04.2009-30.03.2021)
dil bilgisi
| Aynı dil bilgisinden türeyenler | |
| | Tuncer Gülensoy Köken Bilgisi Sözlüğü | kaynak
"Eski Türkçeden günümüze kadar yaşayan bütün Türkiye Türkçesi sözcükleri ile Azerbaycan, Türkmen, Özbek, Kazak, Kırgız, Uygur, Kazan Tatar, Kırım Tatar, Nogay, Başkurt, Çuvaş ve Yakut (Saha) Türkçeleri ve 'Türkiye Türkçesi' (Anadolu-Rumeli) ağızlarında yaşayan biçimlerini gösteren en güvenilir bilimsel sözlüktür.
Türkologlara, Türk diline gönül verenlere, Türkçe ve Türk Dili-Edebiyatı öğretmenlerine faydalı olması dileğiyle..."
132 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| |