isimden fiil yapma eki Türkçe
İsimden fiil yapma eki -a- -e- olmak üzere iki şekli vardır.
-İsimlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar.
483 kez sorgulandı Kaynak (24.06.2012-10.01.2021)
-a- -e-
| Aynı son ekten türeyenler |
| adamak | boşamak | dadanmak | harcamak | kanamak | kapamak | onamak | otamak | oynamak | utanmak | | uzamak | yanaşmak | | Misâlli Büyük Türkçe Sözlük | kaynak
Farklı dönemlerdeki yazılı ve sözlü dil örneklerini 3 cilt halinde yaklaşık 3.650 sahife,61.000 madde, bunlardan türetilmiş 35.000 deyim ile 400 müellifin 1.000'e yakın eserinin taranmasıyla elde edilen 100.000 misalli bu temel başvuru eseri, Türkçemize bir sivil toplum kuruluşunun yaptığı önemli bir hizmet olması bakımından dikkate değerdir. Kubbealtı Lugatı'nın ilk bilimsel danışma toplantılarına 1971 yılında ilim ve fikir adamları ile Türk dili üzerinde çalışmış akademisyenlerden oluşan 12 kişilik bir heyetle başlanmıştır. Hazırlığı 1971, yazılması ise 1976 yılında başlayan Kubbealtı Lugatı 34 sene süren ciddi ve zahmetli bir çalışmanın sonunda 2005 yılında tamamlanmıştır
Bilim, sanat ve edebiyat dünyasının yıllardan beri yayımlanmasını merakla beklediği Misalli Büyük Türkçe Sözlük nihayet tamamlanarak kültür hayatımıza kazandırıldı. Edebiyatçı İlhan Ayverdi'nin yönetiminde hazırlanan, üç büyük cilt hâlinde basılan sözlük,3 bin 500 sayfadan oluşuyor. Kapsamlı çalışma 1971 yılında başladı. Yüzlerce eser incelendi, tarandı, araştırıldı ve üç ciltlik Misalli Büyük Türkçe Sözlük tam 34 yılda hazırlandı.400 müellifin 1000'e yakın eserinin tarandığı eserde 100 bin civarında kelime ve deyimin karşılığı yer alıyor. Ayrıca kelime ve deyimler için Türk edebiyatının çeşitli metinlerinden seçilen örnekler gösteriliyor
85343 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Kanunlara göre eşlerden biri, aile ilişkisini kesmek. 
Karıyı boşayamıyor. Hüzünlü bir şey olsa gerek. |
| 29 kez sorgulandı Kaynak (05.04.2021-05.04.2021)
|
| Türkçe
1. Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. 
Hasan, yıldırımla vurulmuş gibi hemen kapıyı kapadı, kaçtı. |
| 2. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak.  3. Bir şeyin görünmesine engel olmak; örtmek. 
Bu yapı manzarayı kapadı. |
| 4. Geçişi engellemek. 
Kar yolu kapamıştı. |
| 5. Tıkamak, içini doldurmak. 
Çukuru kapamak. |
| 6. Su, elektrik gelişini kesmek. 
Elektriği kapadı. |
| 7. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. 
Fabrikayı kapamışlar. Gazeteyi kapadılar. |
| 8. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. 
O konuyu kapayalım. |
| 9. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak; hapsetmek. 
Zengin kadını tımarhaneye koymadılar, buraya, çiftliğe getirip kapadılar. |
| 10. Ortalıktan alıp saklamak. 
Vurguncular kumaşları kapamışlar. |
| 11. Karşılamak, denk gelmek. 
Bu ikramiye borçlarımı kapar. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (05.08.2024-05.08.2024)
|
| Türkçe
1. halk ağzında Bitkinin yaprak veya köklerini vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek. 
15 kez sorgulandı Kaynak (29.03.2021-29.03.2021)
|
| Türkçe
1. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. 
Çimenler üzerinde çocuklar oynuyor, kuzular otluyor. |
| 2. Kımıldamak, hareket etmek.  3. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak.  4. Bir film, oyun vb.nde rol almak. 
Bütün rolleri, şahısların sesleri, tavırları, mimikleriyle tek başına oynamıştı. |
| 5. Film gösterilmek. 
Bu akşam televizyonda hangi film oynuyor? |
| 6. Tiyatro eseri sahneye konmak. 
Birisi dedi ki bu iki perdelik bir oyun imiş, bitince ötekini oynayacaklarmış. |
| 7. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. 
Birdenbire apartman kapısının oynadığını hissettim. |
| 8. Sarsılmak, yeri değişmek. 
Depremde yapı oynadı. |
| 9. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. 
Tenis oynamak. |
| 10. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. 
Ne oynadığı gazinonun ismini söyledi ne de danslarından bahsetti. |
| 11. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak.  12. Değişiklik göstermek. 
Bunların fiyatı iki bin ile üç bin lira arasında oynar. |
| 13. Tehlikeye düşürmek. 
Benim sağlığımla oynama. |
| 14. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek.  15. mecaz Rastgele yön vermek, aldatmak. 
Talih bizimle oynuyor. |
| 16. mecaz Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. 
Koca adamla oynamaya utanmıyor musun? |
| 17. mecaz Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak.  18. mecaz Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. 
Borsada istediği gibi oynuyordu fiyatlarla. |
| 13 kez sorgulandı Kaynak (30.03.2021-30.03.2021)
|
| |