Arapça
1. isim Biçim1. 
Dünyayı alıp avucuna bir gün Tanrı'm Avucunda bu dünyaya bir şekil ver |
| 2. isim Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. 
Bu kitapta birçok şekil var. |
| 3. isim Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. 
Bu şekilde hareket etmek doğru değildir. |
| 4. isim Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. 
Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık. |
| 5. isim Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. 
Yönetim şekli. |
| 6. isim Anlatım biçimi. 
Ne yapıp yapmış, bu havai konuşmayı röportaj şekline sokmuştu. |
| 7. isim, edebiyat Biçim1.  8. isim, matematik Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. 
Geometrik şekil. |
| 1812 kez sorgulandı Kaynak (27.01.2009-27.01.2009) ( şkl + fa`l) → şekl → ses türemesi → şekil
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça şkl kök harflerinden gelir.
|
Türkçe
1. isim Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.  2. isim Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. 
Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. |
| 3. isim Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. 
Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. |
| 4. isim İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. 
Su yolu. Sel yolu. |
| 5. isim Yolculuk. 
Yola çıkmak. Yoldan kalmak. |
| 6. isim Gidiş çabukluğu, hız. 
Bu vapurun yolu az. |
| 7. isim Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. 
Celâl Bey'i sakal bırakma yolunda, kim, hangi örnek özendirdi diye çok düşünmüşümdür. |
| 8. isim Uyulan ilke, sistem, usul1, tarz, tarik. 
Duyguların eğitimi de en iyi, sanat yoluyla olur. |
| 9. isim Kumaşta bulunan çizgi.  10. isim Kez, defa, kere, sefer.  11. isim, argo Hile, tuzak.  12. isim, halk ağzında Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan.  13. isim, mecaz Gaye, uğur, maksat. 
Bu yolda çok emek harcandı. |
| 14. isim, mecaz Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. 
Bu işi yapmanın bir yolu vardır. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (24.12.2020-24.12.2020)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231142 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
1781 kez sorgulandı
|
| dil bilgisi Türkçe
Bir sözün aslında bulunmayan bir ünlü veya ünsüzün sonradan türemesi
Örnek. urmak > vurmak, hükm > hüküm
13145 kez sorgulandı Kaynak (15.02.2009-15.02.2009)
dil bilgisi
| Aynı dil bilgisinden türeyenler | |
| Arapça
1. sıfat, eskimiş Oluşmuş, meydana gelmiş. 
Etrafımda uçları birbirine temas etmiş hilallerden müteşekkil bir daire vardı. |
| 2263 kez sorgulandı Kaynak (03.06.2009-28.01.2014) |
| |