Arapça
1. isim, eskimiş Kök, asıl, temel, esas.  2. isim Bazı görevleri yürütebilmek amacıyla kurulan, özel yapıları, donatımları, atölyeleri, onarım yerleri, servis alanları olan, sürekli veya geçici olarak konaklanılan yer. 
Memleket sağlam bir hareket üssü hâlinde kalmalıdır. |
| 3. isim, askerlik Bir askerî harekâtta birliklerin gereksinim duyduğu her türlü gerecin toplandığı, dağıtıldığı bölge. 
Mühimmat depolarının ve üslerin arasında, herkesin istifadesine ve zevkine açıktır. |
| 2130 kez sorgulandı Kaynak (23.06.2009-10.04.2024) ( `ss + fu`l) → üss → ses düşmesi → üs
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça `ss kök harflerinden gelir.
|
Türkçe
1. isim, bitki bilimi Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.  2. isim, bitki bilimi Kök sap, kök(I).  3. isim Bazı şeylerde dip bölüm. 
Diş kökü. |
| 4. isim Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. 
Üç kök maydanoz. |
| 5. isim, mecaz Dip, temel, esas. 
Ta gölden başlayan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu. |
| 6. isim, mecaz Kaynak, köken. 
Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı. |
| 7. isim, mecaz Bir kimseyi bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü.  8. isim, dil bilgisi Kelimenin her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü. Yaptırmak kelimesinde kök, yap- bölümüdür.  9. isim, kimya Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan ancak birçok tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi.  10. isim, matematik Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek veya birleşik değer. 
4 kez sorgulandı Kaynak (26.12.2020-26.12.2020)
|
| Arapça
1. isim Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. 
Bir belgenin aslı. |
| 2. isim Kök, köken, kaynak. 
Yazının aslı resimdir. |
| 3. isim Gerçeklik. 
Bu haberin aslı yok. |
| 4. isim Soy, nesep. 
İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır. |
| 5. sıfat Gerçek, esas. 
Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek. |
| 6. sıfat Bir şeyin temelini oluşturan, ana.  7. sıfat Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. 
Asıl sanat budur. |
| 8. sıfat Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. 
Asıl jüri üyesi toplantıya gelmediğinden yedek üye çağrıldı. |
| 9. zarf (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. 
Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var. |
| 3188 kez sorgulandı Kaynak (17.04.2009-19.10.2022)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231190 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
2563 kez sorgulandı
|
| |