Türkçe
1. sıfat Hayatı sona ermiş, artık yaşamıyor olan, meyyit, morto, diri karşıtı.  2. isim Ölmüş insan, mevta, meyyit, müteveffa. 
Onu denizden çıkarmak istediler ama biri, müstantik ve doktor gelmeyince ölülere dokunulmaz, diyince bu işten vazgeçtiler. |
| 3. isim Hayvan leşi. 
Tavuk ölüsü. |
| 4. sıfat, mecaz Gücü az, zayıf. 
Ölü kandil. |
| 5. sıfat, mecaz Çok durgun, hareketsiz. 
Ölü kentler, boş kaleler, eski saraylar. |
| 6. sıfat, mecaz Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. 
Ölü bir konuşması var. |
| 49 kez sorgulandı Kaynak (28.12.2020-17.01.2021) öl- + -ü1
Türkçe ölmek sözcüğünden gelir.
| Arapça (mevta:)
1. isim eskimiş Ölü, ölmüş kimse. 
Kimi mevtasına kefen biçmiyor Kimi helal rızkı yiyip içmiyor. |
| 1143 kez sorgulandı Kaynak (06.12.2013-08.06.2020) |
| Arapça (müteveffa:)
1. isim, eskimiş Ölmüş, ölü kimse.  2. isim, eskimiş Müslüman olmayan kimseleri ölümünden sonra anarken kullanılan saygı sözü. 
638 kez sorgulandı Kaynak (01.04.2021-01.04.2021) |
| Arapça
1. sıfat Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). 
Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım. |
| 2. sıfat Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. 
Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf. |
| 3. sıfat Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. 
Zayıf bir yapı. |
| 4. sıfat Önemli, güvenilir olmayan. 
Zayıf bir bilgi. |
| 5. sıfat Çok az. 
Zayıf bir ihtimal. |
| 6. sıfat Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. 
Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık. |
| 7. isim Başarısızlığı gösteren not.  8. sıfat Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. 
Zayıf bir öğretmen. |
| 9. sıfat Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. 
Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu. |
| 1502 kez sorgulandı Kaynak (03.07.2018-24.02.2021) |
| Arapça + Türkçe
1. sıfat Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun olan; durağan. 
Başını kaldırmaksızın hep aynı durumda sessiz ve hareketsiz.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 0 kez sorgulandı Kaynak (12.01.2026-12.01.2026) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231121 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ı -i -u -ü olmak üzere dört şekli vardır
Fonksiyonu itibarıyla çeşitlilik gösterir. -Yapan, olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar. Sormak --> soru. -Yer isimleri yapar. Batmak --> batı.
459 kez sorgulandı Kaynak (28.12.2020-03.03.2021)
-ı -i -u -ü
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |