Türkçe
1. sıfat Çatlamış olan. 
Çatlak bardak. |
| 2. sıfat, mecaz Deli. 
Çatlaksam çatlağım. Çatlak olmasam bunca adama, gözün görmediğini göstermeye kalkar mıydım? |
| 3. isim Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık; çatlaklık. 
Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti. |
| 4. isim, mecaz Ara. 
İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar. |
| 5. isim, jeoloji Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması; diyaklaz. 
Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu. |
| 6. isim, tıp Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık; yarık, fissür. 
183 kez sorgulandı Kaynak (01.06.2024-01.06.2024) çatla- + -k2
Türkçe çatlamak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231080 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. 
Eğer çay doldururken bardak çatlarsa, üzerlerinde nazar olduğuna hükmeder, gidip bir koşu ateşte tuz çevirirdi. |
| 2. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak. 
Meşin ciltlerin çoğu kıvrılmış, bir kısmı da arkalarından çatlamıştı. |
| 3. mecaz Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek.  4. mecaz Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. 
Neredeyse sevincinden yüreği çat deyip ortasından çatlayacaktı. |
| 5. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. 
84 kez sorgulandı Kaynak (07.03.2021-07.03.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -k
Fonksiyon itibarıyla genellikle fiilin gösterdiği harekete maruz kalan, o hareketten doğmuş olan veya o hareketi yapan anlamındaki kelimeleri karşılar.
-İsim yapar. Tükürmek --> tükürük. -Sıfat yapar. Uçmak --> uçuk. -Hem isim hem de sıfat yapar. Ezmek --> ezik. -Hastalık ismi yapar. Öksürmek --> öksürük.
4118 kez sorgulandı Kaynak (07.03.2009-01.04.2021)
3-Fiilden İsim Yapma Ekleri
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |