Türkçe
1. isim Çıkarmak işi, emisyon. 
Yağmazsa yağmasın. Biz onsuz da kışı çıkarmasını biliriz eninde sonunda. |
| 2. isim, askerlik Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma.  3. isim, matematik Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh. 
353 kez sorgulandı Kaynak (04.04.2021-04.04.2021) çıkar- + -ma
Türkçe çıkarmak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231158 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak.  2. Sonunu getirmek. 
Bu para ile ayı çıkarırız. |
| 3. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.  4. Bulmak, ortaya koymak. 
Yalanını çıkarmak. Yanlışını çıkarmak. |
| 5. Hatırlamak. 
Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. |
| 6. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. 
Öfkesini benden çıkardı. |
| 7. Sağlamak, elde etmek. 
Ekmeğini taştan çıkarmak. |
| 8. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. 
Birini hırsız çıkarmak. Suçlu çıkarmak. |
| 9. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. 
Sonunda dayanamayıp o gece ne yediyse çıkardı. |
| 10. İlgisini keserek uzaklaştırmak.  11. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. 
İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti. |
| 12. Yayımlamak. 
Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı. |
| 13. Gidermek. 
Lekeyi çıkarmak. |
| 14. Yapmak, üretmek. 
Bu terzi çok iş çıkarıyor. |
| 15. Sunmak. 
Konuklara çerez çıkardı. |
| 16. Göstermek. 
Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın. |
| 17. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. 
Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami... |
| 18. Yollamak, göndermek. 
Bir adam çıkarıp oğlunu yanına getirtti. |
| 19. Boşaltmak. 
Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik. |
| 20. Resim yapmak.  21. Fotoğraf çektirmek.  22. mecaz Söylemek. 
Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır. |
| 23. matematik Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. 
28 kez sorgulandı Kaynak (04.04.2021-04.04.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ma -me olmak üzere iki şekli vardır
Genel fonksiyon olarak iş isimleri yapar. Gelmek --> gelme. -Eşya isimleri yapar. Uçurtmak --> uçurtma. -Yiyecek isimleri yapar. Dolmak --> dolma. -Alet isimleri yapar. Kazmak --> kazma. -Kişilerin özelliklerini belirten isimler yapar. Yanaşmak --> yanaşma. -Bitki ismi yapar. Asmak --> asma.
3148 kez sorgulandı Kaynak (10.04.2018-02.04.2021)
-ma -me
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |