| |
|
| |
Türkçe
1. Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. 
Toprak çökmek. Yol çökmek. |
| 2. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. 
Tavan çökmek. Döşeme çökmek. Ev çökmek. |
| 3. Çömelmek.  4. Oturmak, birdenbire oturmak. 
Soluk soluğa yere çöktü. |
| 5. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. 
Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 6. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. 
Kadının yanakları daha fazla çöktü. |
| 7. Basmak, yayılmak. 
Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor. |
| 8. Sis, duman vb. inerek kaplamak. 
Alaca karanlıklar çökerken köşk bahçesinin parmaklıklarında görünmektedir. |
| 9. mecaz Sarsılıp dinçliğini yitirmek. 
Şayet iradesiz bir adamsanız az zamanda çürüyüp çökmeniz pek mümkündür. |
| 10. Tortu dibe inmek.  11. mecaz Son bulmak, yıkılıp dağılmak. 
Bir gün vatan çöktü ve milli mabetler istila edildi. |
| 12. mecaz Yoğun bir biçimde duymak. 
Mustafa Kemal'in içine ilk defa bu lisede vatan kaygısı çöktü. |
| 50 kez sorgulandı çök- + -mek
Türkçe çök- fiil kökünden gelir.
|
Türkçe
1. Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. 
Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına. |
| 2. Küçük çocuklar ayakta durabilmek.  3. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. 
Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız. |
| 4. Sıkıştırarak yerleştirmek. 
Peyniri küpe basmak. |
| 5. Bası işi yapmak, tabetmek.  6. Örtmek, bürümek, kaplamak. 
Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk. |
| 7. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. 
Şuraya başparmağını bas, dediler, ben de bastım. |
| 8. Baskın yapmak. 
Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış. |
| 9. Bir kimse bir yaşa girmek. 
On dokuz yaşına yeni basmış, ürkek ve utangaç bir kızdım. |
| 10. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. 
Şehri akşamüstü sis basmıştı. |
| 11. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. 
Pompa bozulmuş, suyu basmıyor. Otomobilin lastiğine hava basmak. |
| 12. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak.  13. Uygunsuz vaziyette yakalamak.  14. mecaz Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak. 
Yüreğinin acısını duyuyordu. Sıkıntı basmış, terlemeye başlamıştı. İzin istedi. |
| 16 kez sorgulandı Kaynak (20.02.2021-20.02.2021)
|
| fiil kökü Türkçe
5 kez sorgulandı
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
10366 kez sorgulandı Kaynak (26.06.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. isim Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak.  2. isim Tortu. 
320 kez sorgulandı Kaynak (05.03.2021-05.03.2021) |
| |
|
|
| |
|
|