1. isimÇökme. 2. isim Çöken şeylerin kalıntısı; enkaz.
Depremde çöküntü altında saatlerce, hatta günlerce ölüm korkusu çekmişler gibi bitik, şaşkın, zavallı görünüyorlardı.
Kemal Tahir
3. isim Suyun dibine çöken şeyler. 4. isim Jeolojik bir olay sonunda bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması; çökme. 5. isim, ekonomi Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum; bunalım, kriz, depresyon.
Dünya krizi, özellikle de afyon piyasasındaki çöküntü ondan da çok şey götürmüştü.