| |
| |
Türkçe
1. isim Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit. 
Aksini söyleyen bir tanık da çıkmamıştı. |
| 2. isim, hukuk Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit. 
3 kez sorgulandı Kaynak (28.04.2021-28.04.2021) tanı- + -k2
Türkçe tanımak sözcüğünden gelir.
|
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
232434 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak. 
Zarfın üstündeki yazıyı hemen tanıdı. |
| 2. Daha önce görmüş olmak, ilişkisi bulunmak, bilmek. 
Onu bir de eski polisler tanır. |
| 3. Bir kimse veya şeyle ilgili, doğru ve tam bilgisi bulunmak. 
Sincapları yakından tanırım. |
| 4. Bilip ayırmak, seçmek, ayırt etmek. 
Oğlan süngerlerin çeşidini zehir gibi tanıyordu. |
| 5. hukuk Varlığını kabul etmek.  6. Boyun eğmek, yargısına uymak, saymak.  7. Sorumlu bilmek. 
Ben arkadaşını tanımam, alacağımı senden isterim. |
| 8. Bir şeyin yapılması, bitirilmesi için belli bir süre vermek. 
Ona borcunu ödemesi için üç günlük bir süre tanıdım. |
| 186 kez sorgulandı Kaynak (21.03.2021-10.04.2021) ta- + -n-1 + -ı-2 + -mak
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe ta- fiil kökünden gelir.
|
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -k
Fonksiyon itibarıyla genellikle fiilin gösterdiği harekete maruz kalan, o hareketten doğmuş olan veya o hareketi yapan anlamındaki kelimeleri karşılar.
-İsim yapar. Tükürmek --> tükürük. -Sıfat yapar. Uçmak --> uçuk. -Hem isim hem de sıfat yapar. Ezmek --> ezik. -Hastalık ismi yapar. Öksürmek --> öksürük.
4336 kez sorgulandı Kaynak (07.03.2009-01.04.2021)
3-Fiilden İsim Yapma Ekleri
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |
| mâni2 | mana | ifti`âl | manidar | anlamlı | dilekçe | dilek | dilemek | dile- | meram | | râm | r`m | talebe | arzulama | arzu | isteme | istem | öğrenci | suizan | maznun | |
|
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
232434 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak. 
Zarfın üstündeki yazıyı hemen tanıdı. |
| 2. Daha önce görmüş olmak, ilişkisi bulunmak, bilmek. 
Onu bir de eski polisler tanır. |
| 3. Bir kimse veya şeyle ilgili, doğru ve tam bilgisi bulunmak. 
Sincapları yakından tanırım. |
| 4. Bilip ayırmak, seçmek, ayırt etmek. 
Oğlan süngerlerin çeşidini zehir gibi tanıyordu. |
| 5. hukuk Varlığını kabul etmek.  6. Boyun eğmek, yargısına uymak, saymak.  7. Sorumlu bilmek. 
Ben arkadaşını tanımam, alacağımı senden isterim. |
| 8. Bir şeyin yapılması, bitirilmesi için belli bir süre vermek. 
Ona borcunu ödemesi için üç günlük bir süre tanıdım. |
| 186 kez sorgulandı Kaynak (21.03.2021-10.04.2021) ta- + -n-1 + -ı-2 + -mak
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe ta- fiil kökünden gelir.
|
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -k
Fonksiyon itibarıyla genellikle fiilin gösterdiği harekete maruz kalan, o hareketten doğmuş olan veya o hareketi yapan anlamındaki kelimeleri karşılar.
-İsim yapar. Tükürmek --> tükürük. -Sıfat yapar. Uçmak --> uçuk. -Hem isim hem de sıfat yapar. Ezmek --> ezik. -Hastalık ismi yapar. Öksürmek --> öksürük.
4336 kez sorgulandı Kaynak (07.03.2009-01.04.2021)
3-Fiilden İsim Yapma Ekleri
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Arapça (ma:ni:)
1. isim, edebiyat Genellikle birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı olan, daha çok hecenin yedili ölçüsüyle söylenen halk şiiri. 
Her köyde mâni, türkü söyleyen biri var. |
| 67 kez sorgulandı Kaynak (23.12.2014-13.09.2026) |
| Arapça (ma:na:)
1. isim, dil bilimi Anlam. 
Ne Hak buyruğun tutarsın ne kul sözün işitirsin Hiç bilmezsin mana nedir, ne dilde çağırmak gerek |
| 466 kez sorgulandı Kaynak (01.06.2010-13.09.2026)
|
| Türkçe
1. isim Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı; istida, arzuhâl. 
Dilekçeyi yazmaya başlamadan önce Zeliş'in nüfus cüzdanını inceledi. |
| 16 kez sorgulandı Kaynak (12.09.2026-12.09.2026) |
| Türkçe
1. isim Bir kimsenin dilediği, olmasını istediği şey; temenni, murat. 
Denizciler, koro hâlinde iyi dileklerini tekrarladılar. |
| 0 kez sorgulandı Kaynak (12.09.2026-12.09.2026)
|
| fiil kökü EskiTürkçe tile-
-Aramak, istemek.
0 kez sorgulandı
|
| kök harfler Arapça
0 kez sorgulandı
|
|
| | Toplam Sorgulama. | 3,954,831 | Günlük Sorgulama. | 57 | |
|
| |
|
|